Toplumsal hayatımızda önemli bir yer eden 11 ayın sultanı, Ramazan Ayında beslenme alışkanlıkları ve besin tercihleri değişir. Günde 3 ana öğün, Ramazan Ayında 2 öğüne düşer. Vücudumuzun bu değişikliklere uyum sağlaması için bazı önerilere kulak asmak gerekir. Aksi halde kilo alımı, hazımsızlık gibi sorunlardan; yüksek tansiyon ve kalp krizi gibi önemli hastalıklara kadar sağlığı etkileyecek birçok durumla karşılaşmanız mümkündür. Beslenmeye özen göstermek, rahat bir Ramazan geçirebilmek için oldukça  önemlidir.

Ramazan Ayında ortalama 15 saat gibi uzun süren açlık nedeniyle  gün sonunda halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, kan şekerin düşmesi gibi durumlarla karşılaşmamak için mutlaka sahura kalkılmalıdır. Günün altın öğünü kahvaltı sahurda da önemlidir. Uzun süreli açlık sonrasında iftarda aşırı besin tüketimini ve gün içerisinde kan şekerinin düşmesini engellemek için sahurda, sindirimi yavaş ve besin değeri yüksek besinler tüketilmelidir.

Gün boyu uzun süren açlıkta, tok tutan en iyi besinler kahvaltılık ürünlerdir. Yumurta, peynir, hurma, tam tahıllı ekmek, ceviz, domates, salatalık, maydonoz, roka gibi sebzeler ve 1 porsiyon meyve sahurda tercih edebilirsiniz. Yapılan araştırmalarda protein değeri yüksek olan süt 5 saat boyunca tokluk hissi veriyor. Süt problemi olanlarda süt yerine yoğurt, ayran da tüketebilir. Eğer yemek yeme alışkanlığınız varsa çorba, az zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt ve 1-2 dilim tam tahıllı ekmek tercih edilmelidir.

Sahurda uzun süre tok tutacak ve susatmayacak besinleri tercih etmek önemlidir. Bu sebeple aşırı tuzlu olan turşu, salamura, sakatatlar, sucuk, salam gibi işlenmiş etler, yağlı ürünler ve kızartma türü pişmiş yiyecekleri tüketmekten kaçınmalısınız. Çok acılı ve baharatlı besinler ve hamur işi yiyecekler de sahurda tüketilmemelidir. 

Uzun süre açlık sonrası azalan metabolizma hızı ile iftarda birden yemeklere saldırılmamalıdır. Önceliğimiz her zaman hafif yemeklerden olmalıdır. İftar yemeği mümkün olduğunca yavaş yenmelidir ve iyi çiğnenmelidir. Orucunuzu 1-2 su bardağı su yanında hurma veya zeytinle açtıktan sonra çorba ve 1 dilim pide tüketiniz ve 10-15 dakika yemeye mola veriniz. Geçen süre boyunca beyne tokluk sinyali giderek daha az yemek yemenizi sağlar. Molanın ardından sebze ve et grubunun bir arada bulunduğu öğünler yapılabilir.

İftardan 1-1.5 saat sonrası ve yatmadan en geç 1 saat öncesi kadar 1-2 ara öğün yapmak, sizi uzun süre tok tutar, metabolizma hızının yüksek olmasını ve gün boyu kan şekerin dengeli bir şekilde devam etmesini sağlar.

Çay ve kahve vücuttan su atılmasına neden oluyor. Bu nedenle bu tip içecekleri içerken dikkatli olmalısınız. Ramazan’da gün içinde 2-3 bardak açık çay ve 1 fincan kahveden fazlasını tüketmemelisiniz. Çay ve kahve yerine susuzluğunuzu gidermek için ayran, çorba, şekersiz komposto, hoşaf, maden suyu içebilirsiniz.

Bu ayda uzun süre açlık ve yetersiz su tüketimiyle kabızlık problemi meydana gelmektedir. Kabızlığa karşı bol sebze ve meyve tüketilmelidir. Beyaz ekmek, beyaz pirinç yerine tam tahıllı veya çavdarlı ekmek, kepekli makarna, bulgur tercih edilmelidir. Mutlaka 1.5-2 litre su içilmelidir.