Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Onkoloji Cerrahisi alanında görev yapan Prof. Dr. Mustafa Öncel, Kolon Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Öncel'in paylaştığı görüşlerde, her yıl dünya genelinde 1 milyondan fazla kişinin kalın bağırsak kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. Sindirim sistemi kanserlerinin en sık kalın bağırsakta geliştiği belirtilerek, bu kanserin küresel ölçekte artış gösterdiği ve 2035 yılına kadar 2,5 milyon yeni teşhisin beklendiği vurgulandı. Ülkemizde de kalın bağırsak kanserlerinin kadınlar ve erkekler arasında en sık görülen ilk üç kanserden biri olduğu ve kansere bağlı her 8 ölümden birinin bu kanserle ilişkilendirildiği ifade edildi. Öncel, sağlığa önem veren herkesin kalın bağırsak kanseri riskiyle ilgili duyarlı olması gerektiğini vurguladı.

Hareketsizlik ve obezite tetikleyici olabilir

Prof. Dr. Mustafa Öncel, kalın bağırsak kanserine yol açan faktörleri değerlendirirken, beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Batı tarzı beslenmenin, kalın bağırsak kanserini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle protein ve işlenmiş gıdalardan zengin olan bu tarz diyetlerin büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Öte yandan, Akdeniz mutfağına özgü beslenme alışkanlıklarının koruyucu olduğunu vurgulayan Öncel, şu değerlendirmede bulundu:

"Kalın bağırsak kanseri olasılığını artıran bazı risk faktörleri biliniyor ve bunların bir kısmı önlenebilir. ‘Önlenebilir’ olması önemli, çünkü insanlar hayat tarzlarındaki değişikliklerle kalın bağırsak kanserine yakalanma şanssızlıklarını azaltabilirler. Sözgelimi bazı çalışmalar obezite ve hareket azlığının ciddi bir risk olduğu yönünde bilgiler sunuyor. Yakınlarda yapılan bir araştırma kalın bağırsak kanseri sıklığının fazla kilolu olanlarda ve obezlerde normal kiloda olanlara göre sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 60 oranında arttığını ortaya koydu. 

Benzer bir çalışmada ise iş yerinde çalışırken oturma süresi 6-8 saat olanlarda 2 saatten az olanlara göre riskin yüzde 39 daha fazla olduğunu gösterdi. Sigara diğer birçok kanserdeki gibi kalın bağırsak kanserinde de ana etkenlerden. Alkolün de riski arttırdığı da biliniyor. Beslenme alışkanlıklarımız da kalın bağırsak kanserini tetikleyebiliyor. Proteinden ve işlenmiş gıdalardan zengin batı tarzı diyet büyük bir tehdit, öte yandan sebze, sulu yemekler, salata, liften zengin gıdalar ve balığın ön planda olduğu Akdeniz mutfağı ise koruyucu."

Bağırsak kanseri olan hastaların yaklaşık yüzde 80’inde aile öyküsü ve risk faktörü olarak bilinen hastalıkların olmadığını belirten Öncel, "Sporadik grup olarak isimlendirilen bu hastalar kalın bağırsak kanseri için kalıtımsal bir yatkınlığı belirlenememiş sıradan, sokakta dolaşan kişilerdir. Kimin kalın bağırsak kanseri olacağına yönelik bu belirsizlik önleyici işlemlerin tüm toplumu hedeflemesini gerektiriyor. Bu yüzden tarama protokolleri önem kazanıyor. Tarama, tamamen sağlıklı bireylerde hastalığın veya öncü lezyonların olup olmadığının araştırılmasıdır. Böylece hastalık oluşmadan veya erken aşamada ortaya konulup, önleyici işlemler yapılabilir."

Gençlerde görülme sıklığı artış gösterdi

Prof. Dr. Mustafa Öncel, gençlerde de görülme sıklığı artan kalın bağırsak kanserinin tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Tedavi yöntemlerinin genellikle kanserin evresine, yayılma durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlendiğini belirtti. Tedavi seçeneklerinin arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik ilaç tedavisi gibi yöntemlerin yer aldığını ifade etti. Özellikle erken teşhisin öneminin altını çizdi ve düzenli olarak yapılan tarama testlerinin kalın bağırsak kanserinin erken evrede teşhis edilmesine yardımcı olduğunu şu sözlerle vurguladı:

"Kalın bağırsak kanseri genellikle 50 yaşından sonra görülse de gençlerde sıklığı artıyor. Bu trend devam ederse 2035 yılında tüm kalın bağırsak kanserli hastaların yüzde 20’sinden fazlasını 50 yaşından daha gençler oluşturacak. Bu nedenle bazı ülkelerde taramaya başlama yaşı 45’e çekilmiş durumda veya planlanıyor. Kalın bağırsak kanserinin tedavisi birçok disiplininin katkısını gerektirir. Öncelikle kalın bağırsak kanseri birçok kansere göre daha iyi seyirlidir. Bu sebeple multidisipliner konseylerin bulunduğu tecrübeli ekiplerin tedavi sürecini yürütmesi durumunda sonuçlar daha iyileşmektedir. Onkolojik prensiplere uygun olarak yapılan bir cerrahi hala altın standarttır. Günümüzde makata çok yakın kanserlerde bile kalıcı bir stoma (bağırsağın karına getirilip ağızlaştırılması) gerektirecek ameliyatlar yerine makatı koruyucu işlemler yapılabilmektedir. Hastaların önemli bir kısmında ameliyat öncesinde veya sonrasında kemoterapi verilmesi gerekir. Makata yakın yerleşimli kanserlerde ameliyat öncesi ışın tedavisi uygulanır."

Prof. Dr. Mustafa Öncel, kalın bağırsak kanserine karşı alınabilecek önlemleri şu şekilde sıraladı:

1- Aile riskinizi belirlemek için yakınlarınızda kalın bağırsak kanseri görülüp görülmediğini araştırın.

2- Düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin, Akdeniz mutfağına yönelin ve batı tarzı diyet ve fast food tüketiminden uzak durun.

3- Kilonuzu kontrol altında tutun, sağlıklı bir kilo için düzenli olarak egzersiz yapın. 

4- Haftada en az 150 dakika orta derecede yoğunlukta egzersiz yapmak önemlidir.

5- Sigara içmeyin ve alkol tüketimini sınırlayın.

6- 50 yaşına geldiğinizde düzenli olarak tarama testlerini yaptırın ve ihmal etmeyin. Erken teşhis, kalın bağırsak kanserinin etkili bir şekilde tedavi edilmesine yardımcı olabilir.

Editör: Erdal Anak