Belki de pek çoğumuz, çocukken aldığımız fazlaca sorumluluktan dolayı, ailemizden uzakta yaşadığımız mutlu anları da huzursuz geçiriyoruz.
Bu ne demek biraz açıklayalım.

Açıklamalıyız; çünkü herhangi biri ya da bu yazının şu an ki okuyucusu, karakterimizin 0-6 yaş döneminde belirlendiğini bilmiyor...

Anksiyete bozukluğuna sahip bir yetişkin eminiz ki 0-2 yaş döneminde annesiyle güvenli bağlanma sürecini olumsuz geçirmiştir.
Yanlış anlaşılmaktan korkan, sürekli kendini açıklamaya çalışan biri ise muhtemelen duygu ve düşüncelerini ifade ettiğinde ne yazık ki çok eleştirilen bir çocuk olmuştur. 
Çabucak cesareti kırılan, başladığı işin devamını getirme konusunda isteksiz bir yakınınızı gördüğünüzde de, çocukluğunu mükemmelliyetçi, yaptığı işleri beğenmeyen ya da küçümseyen bir ebeveynle geçirdiğini tahmin edebilirsiniz.. 
Başkalarını memnun etmeye çalışan bir kimsenin, aile üyelerinden bir ya da bir kaçının çocukken kendisini komşunun çocuğuyla kıyaslaması da büyük bir ihtimal...

Bu yazımı okurken biraz kendi karakter terazimizi yapsak güzel olmaz mı? 

Hangi yönleriniz baskın? Bir öz eleştiri yapsak ve kendimizle ilgili bir yolculuğa çıkalım bu haftasonu. 

Çocukken kim ve hangi ortamlar sizi şu an ki siz yaptı?