Renkli ışıklar, etrafa saçılan paralar, müzik, dans, eğlence...

Ne güzel bir hayat bu pavyon hayatı!

Dans ediyorlar, eğleniyorlar, kendileri için tarlalar, evler satılıyor sonra gün ışıyınca evlerine gidiyorlar.

Popüler kültürün öylesine kölesi olundu ki, pavyon hayatının kısa sürede hayranı olundu…

Televizyon için izleyici karşısına çıkan bir dizinin içinde konu olan pavyon hayatı ve o dizinin karakteri "Dilber" öyle çok sevildi ki dizide giydiği kostümü e-ticaret sitelerinde satılmaya başlandı…

Pavyon dansı kursları verildi…

Genç kadınlar eğlence mekanlarında "Dilber" oldu!

İlan sitelerinde pavyonda harcamak üzere "Dilber için satılık" başlıklı ilanlar verildi...

Peki sen biliyor musun pavyon hayatını?

Hiç pavyonda çalışan kadınların röportajlarini izledin mi?

O pavyona nasıl "düşürüldülerini" dinledin mi onların ağzından?

Aileleriyle, evlatlarıyla olan kopukluğu duydun mu?

Acılarına kulak verdin de onu anladın da "Dilber" mi oldun şimdi?

Özendiğin hayat pavyonda çalışmak mı?

Popüler kültürün kölesi olalım…  Bugün Dilber oluruz yarın yasaklı madde satarak gününü gün eden… 

“-ya ne olacak ki sadece elbisesini giyip dans ettik”

Hayır sadece bunu yapmadın, sen insanları pavyon denilen, kadınların vücutlarının sömürüldüğü, hice sayıldığı, "parayla elde edilebilir" dusuncesinin üstüne bal döktün...

Gitmeyen de gidecek,

Giden kendini daha iyi hissedecek,

Genç kızlarımız da "kolay para" kazanmak için pavyonun “Dilber’i” olacak.

Yani sen "sadece bir Dilber elbisesi" giymedin. Sadece eğlenmek için kız arkadaşlarınla pavyon dansı kurslarına gitmedin.

Sen, ileriye gideceğimize geri basmamıza neden oldun.

Şimdi bir dizinin içindeki Dilber olacağına, sahiden pavyonda çalışmak zorunda kalan, sahneye çıkıp sarhoş eğlendiren sonra sarhoşların masasında alkol içip sabahın doğmasını bekleyen gerçek Dilber’sin. 

Aynanın karşısına geç de gözlerinin içine bak…