Bu operasyon, yalnızca Alanya’da değil; Türkiye’nin her noktasında özellikle de batısında gerçekleşiyor.

Bu operasyona öğrenciler, öğretmenler, fabrika işçileri, beyaz ve mavi yakalılar katılıyor. Market çalışanları, hizmet sektörü emekçileri, işçiler ve dahi yöneticiler de dahil oluyor.

Herkes, sabahın 'kör karanlığında' henüz şafak sökmeden hayata yetişebilmek için 'şafak operasyonuna' çıkar gibi güne başlıyor.

Güne başlandıktan sonra güneş doğuyor…

Bildiğiniz gibi Türkiye 2016 yılında yaz-kış saati uygulamasını kaldırarak saat dilimini sabitledi. Enerji Bakanlığı, gün ışığından daha fazla faydalanabilmek ve enerji tasarrufu yapmak amacıyla yaz saati uygulamasında kalmasına karar verdi. Bu kararı verirken, üniversitelerin bilimsel çalışmalarına dayanıldığı da belirtildi.

Ancak bir sorun vardı, Türkiye’nin doğusundan batısına güneşin tam doğuşu arasındaki fark 76 dakika civarında sürüyordu…

Basit bir örnek ile Türkiye'nin en doğusu Iğdır’daki bir öğrenci 07.00 sularında uyanıyor, kahvaltısını yaparken güneş doğuyor, muhtemelen vasıtaya gerek duymadan okula gün ışığı eşliğinde gidiyor.

Iğdır’daki öğrenci, biyolojik saati gereğince uyanık ve zinde oluyor.

Türkiye’nin batısnın en kalabalık ili olan İstanbul’da ise 07.00’da uyanan öğrenci, kahvaltısını yapıyor, servisine binerek okuluna gidiyor, ders zili çalıyor, ders başlıyor. İşte bu saatlerde güneş doğuyor.

İstanbul’daki öğrenci, biyolojik saatin altında eziliyor. Kahvaltıda, serviste ve ilk derste uyuklamak zorunda kalıyor. Öğretmenler, veli toplantılarında öğrencilerinin velilerini uyarmak durumunda kalıyor…

Bu durum elbette yaşadığım kent Antalya için de geçerli. 07.30- 08.00’de başlanan mesai saatleri için en az bir saat önce uyanarak yola çıkanlara sabahın kör karanlığı eşlik ediyor.

Güvenlik sorunu bir yana dursun, biyolojik saat yetişkinleri de etkiliyor. Trafikte dikkat dağınıklığı ciddi oranda artıyor. Karanlıkta işe giden vatandaş yine karanlıkta işten çıkıp evine varmak için yollara düşüyor.

Peki, kış saati uygulaması ile sabah uyananlar ilk ne yapıyor?

-Yataklarından çıkıp, ışığı yakıyor…

-Sokak lambalarının halen yandığını görüyor…

-Evinden çıkarken bina ışıklarını yakıyor…

-Yolda karanlıktan korktuğu için telefonundan fener açıyor…

-İşe gidip güneş ışığı ısısını alamayan ofisi için ısıtıcılarını açıyor ve ışığı yakıyor…

Son soru ile yazımı bitiyorum, cevabını siz verin lütfen...

Tüm bunları yapan vatandaş gerçekten enerji tasarrufu mu yapıyor?

Ha bir de sahiden merakımdan soruyorum, “yaz saati uygulamasına devam edilmesi” gerektiğini savunanlar güne saat kaçta başlıyor?

Güneş ışığı sizinle olsun…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Ebru Yahşi