İstanbul Küçükçekmece'deki bir sitenin asansörüne giren kediyi İbrahim Keloğlan isimli cani, 6 dakika boyunca tekmeleyerek öldürdü. Görüntüler ortaya çıkınca, yakalandı, hakkında dava açıldı. 

Avukatı, “kimsenin sahipli hayvanı değildi” dedi. Kediye uygulanan vahşetten dolayı verilen cezada 'iyi hal' indirimi uygulandı.

İstanbul Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi, şahsı suçlu bulunarak 1 yıl 6 ay ceza verdi. 

Ancak yine aynı mahkeme iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 3 ay daha indirdi ve hükmün açıklamasını da geri bıraktı. Mahkeme kararıyla kedi katili Keloğlan serbest bırakıldı…

Hayvanı da, kadını da öldüren aynı cümleyi kuruyor…

Keloğlan, savunmasında olay günü moralinin bozuk olduğunu ifade edip, ilk önce kedinin ona saldırdığını iddia etmişti. 

Biz benzer kadın cinayetlerinde duyuyoruz.

Mardin'de doğum yaptıktan sonra evine gelen 25 yaşındaki Vatfa Ecevit mesela... Eşi tarafından "kafası kıyak" olduğunu söyleyerek savunmuştu kendini. 

Kimi hayvan “söz dinlemedi, çişini eve yaptı, fazla ses çıkardı” diye katledildi; arabaların arkasına bağlanıp sürüklendi…

Kimi kadın “söz dinlemedi, makyaj yaptı, çalışmak istedi” diye katledildi…

CANİLERIN DİLİ ORTAK!

Verilen cezalar korkutmuyor… Bir bahane bulup sığınıveriyorlar oraya.  

Bakın, bir insanı 2 şey kötülükten vazgeçirir…

Birincisi “vicdan” onlarda belli ki yok…

İkincisi ise “adaletin vereceği ceza” 

Tüm bunlar yetersiz gelince üçüncüsü güç oluştu: Kamuoyu!

Vatandaş derdini, sıkıntısını, geç gelen ya da gelmeyen adaletini sosyal medyada kamuoyu oluşturarak milyonlara duyurmaya mecbur kalıyor…

Şimdi hayvanseverler olarak açık çağrımız var: 

1- Kediyi 6 dakika boyunca tekmeleyerek öldüren İbrahim Keloğlan tutuklansın.

2-Hayvan, insan ayırt etmeden öldürenlere ağır cezalar ve yaptırımlar uygulansın.

3- Kamuoyu oluşmasına gerek kalmasın!